Ana içeriğe atla

 


SİZE BİR SÜRPRİZİM VAR

Herkese huzur dolu kocaman sevgilerimle sıcacık bir Merhaba…

Bu yazıyı yazarken ne kadar sevinçli ve heyecanlı olduğumu tarif edemem. Bugün kendi hayatımda bir kez daha hayallerin nasıl gerçekleştiğine şahit oldum ve şimdi hazırsanız tek tek anlatıyorum.

Yeterince iyi bir ben blog yazılarımı başlamak, benim için artık biriktirdiklerimi içimden geldiği gibi paylaşmak noktasında önemli bir dönüm noktası oldu. Ve tabi sadece bir blog yazısı gibi duran dışavurumlarım beni farklı noktalara taşıdı. Pandemiyle birlikte konuşulan her şeyin sonunda, hep ortaya çıkan psikolojik sağlamlık, öz şefkat ve farkındalık kavramları oluyordu. Kendimizi sımsıkı sarıp sarmalamanın, gittikçe artan değerini hissettikçe kalemim kağıtla buluştu ve mürekkebimden, yeterince iyi bir ben için insana iyi gelen sözler döküldü. Bu sözler akışın keyfiyle, özünde yaptığın yolculuğa rehberlik etmek için 21 adet karta dönüştü.

Okudukça ruhuna değecek, eyleme geçmen için sana ihtiyacın olan gücü ve cesareti verecek, öz farkındalığını artıracak her güne 1 kart şeklinde tasarladığım 21 kart artık seninle buluşmaya hazır… ve ben tıpkı yeni bir bebeğim olmuş gibi müthiş bir mutluluk, gurur ve şükran duygusu içindeyim. 

Öncelikle kendine sonrasında sevdiklerine hediye edeceğin ‘İnsana İyi Gelen Sözler’ seni bulduğunda lütfen sen de beni bul ve @yeterinceiyibirben instagram hesabımda benimle deneyimlerini paylaş.

Sevgiyle, heyecanla, derinlerde gideceğin keyifli bir dönüşüm yolculuğu olması dileklerimle…

Psk. Dan. Burcu KÖSE

 

Bu blogdaki popüler yayınlar

  AŞK'a Dair... Yine yeniden sıcacık bir Merhaba :) En son yazımda verdiğim müjdeli haberden sonra farkettim ki uzun bir ara vermişim ve Ocak ayının sonuna gelmişiz. Ocak bitiyorsa bu, sürekli sevgiliye ve aşka dair konuşacağımız Şubat'ın geleceğini müjdeler ve tabi konu böyle olunca mumlar yakılır, kalp figürleri masaya yerleştirilir ve yeterince iyi bir aşk yazısı yazmak için klavyenin başına geçilir... İnsanlık var olduğu sürece mutluluğu tanımlamaya çalışmış ve ona giden yolu her döneme her kültüre özgü farklı yollarla anlamlandırmaya çalışmıştır. Aşk da böyledir, insanın olduğu yerde muhakkak 'Aşk Nedir?' sorusu vardır. Keyifli sohbetlerin, anıların, tebessümlerin, dolu dolu gözlerin her daim bir yerinde kendini ortaya koyar, selamını verir ortama... Evet hepimiz biliriz ki aslında ne kadar insan varsa, o kadar da farklı tarifler vardır Aşk'a dair... Genel olarak 'bir kimseye ya da bir şeye karşı duyulan aşırı sevgi ve bağlılık duygusu' gibi bir tanımı ...
                                        YARGILAMAK YERİNE ANLAMAK… Güneş sıcacık gösterdi yüzünü epeydir. Yaz mevsimine aşık olan ben her fırsatta buluşuyorum güneşin sarısı, denizin mavisi, doğanın yeşiliyle. Sadece kış, bahar değil geride kalan, maskeli mesafeli ve ağır öyküleriyle geçen kocaman iki sene… Çocuklarımıza sevgiyi, sıcacık duyguları, tebessümü anlatmamız gerekirken maskelerle mimiklerimizi kapattığımız, başkalarına yaklaşmanın ölümcül olabileceğini öğretmek zorunda kaldığımız çok uzun bir dönem. Kirlenmek güzeldir derken takıntılı bir biçimde el yıkamayı zorunlu kıldığımız çocuklarımız. Bu dönemin etkilerinin bilinmezlerini uzun yıllar göreceğimiz belli ama şimdi makul tedbirlerle bol bol gülümseyeceğimiz, özgürce nefes alacağımız sevdiklerimizle keyifle vakit geçireceğimiz yazın tadını çıkarma vakti… Bir taraftan yeni mevsimin insanlığa dair kabulü sevgiyi neşeyi say...
AZI ÇOĞALTMAK Harika bir Cuma akşamındayım. Yoğun bir çalışma haftasından sonra seviyorum ben de herkes gibi hafta sonlarını. Cumartesi-Pazar geç uyanışları, istediğim kadar uzun süre kalabildiğim kahvaltı sofralarını. Eve mis gibi dolan kızarmış ekmek kokusuyla kızımı okul telaşıyla değil de keyifle, doya doya öperek uyandırmayı. Hani derler ya kahvaltının mutlulukla bir alakası olmalı. Eskiden ev işleri hafta sonumu bloke ediyor diye düşürdüm. Şimdi benim için bir arınma buluşmasına dönüştü ev işleri, düzen ve temizlik. Yaş ilerledikçe sanki daha lezzetli olmaya başladı yemeklerim, sevgimi hangi duygudayken daha yoğun katabileceğimi keşfettim tencereme. Mesela o anda gergin hissediyorsam gitmiyorum mutfağa zamanım varsa doğru ruh halim için erteliyorum, hemen yapacaksam kendime birkaç dakika verip derin bir taze nefes alıp, sevdiğim bir müziği açıp öyle giyiyorum mutfak önlüğümü. Yorgun bir haftadan sonra tazelenmek ne güzel bir dinginlik. Ne kadar yorulsak da çalışmak ve üretiyor ol...