Ana içeriğe atla




 

SONBAHARI KARŞILARKEN

Merhaba

Son zamanlarda en çok kullandığım söz ‘Hoş geldin’,  ‘Merhaba’ sevgiyle tebessümle mutlulukla ve bazen heyecanla… Hem benim iç dünyamda hem de reel dünyada

Evrilmekte olan düzen artık eskisine göre çok daha sıklıkla, yeniyi karşılama cümleleri söyletiyor bana, tıpkı şu anda olduğu gibi ve bu sefer çok daha fazla heyecan ve coşkuyla…

Bu kez, ne zamandır sadece ilk kelimeyi yazmamı bekleyen yazma tutkumu sizlerle buluşturan yeni bloguma ve yazılarımı okudukça değer katacak siz güzel yüreklere, kocaman sevgi dolu bir Merhaba…

Ben yaz mevsimini çok severim, hem de çok… Bazıları çok rahatsız olurken sıcaktan güneşten, ben yaz aşkımla sayılı günlerimin tadını çıkarırcasına kucaklarım güneşi sıcağı denizi.  Bu yüzdendir bir tanecik can parçam kızımın adını ‘Deniz’ koyuşum ve yazı uğurlamak da bu yüzden biraz hüzünlüdür benim için… Kendimi bildim bileli okuldayım bu yüzden yaz biter okuluma kavuşurum altı yaşımdan beri ve hüznün yerini okulumla, öğrencilerimle, iş arkadaşlarımla buluşmak alır ama bu sene biraz daha farklı her şey. Yok öyle sadece benim için de değil… Hiç bu kadar küçücük bir köydeymiş gibi hissetmemişti insanoğlu kendini… Aynı köy aynı salgın ve benzer hadiseler… Şu Covid 19 meselesini diyorum, herkeste aynı kaygı ve bir o kadar da aynı umutlar. Salgınla ilgili yazacak çok şeyim var elbet, öyle az da değil, sözlerim bir hayli birikti ama bunu sonraki yazılarımı erteliyorum. Bu merhabayla yeni başlangıçların keyfini kutlamak niyetim…

43 yaşında bir anneyim. Mesleğin 21. yılında olan bir Psikolojik Danışman ve tabi annemle babamın ilk çocuğu, ailenin ilk torunu, kardeşinin biricik ablası, eşimin ilk aşkı… Hayata ve insana dair sizinle paylaşmak istediklerimi şimdilik şekerle susturulmuş çocuklar gibi oyalıyorum, pek yakında kalemle bir olup kağıtla buluşurlar ama hepsi için öncelikle sadece kendinden emin cesur bir başlangıç gerekiyor. Ben bugün bunun seçimini yaptım… Öğle yemeğinden önceki dağ çilekli duble kahvemde birkaç dakikalık derin düşüncelerimde verdim kararımı. Her insan kıymetlidir, her insan bu evrene bir değer bırakmak için gelir doğar, büyür ve kendini keşfeder. Hikayesinin özündeki hazineyi evrene katar ve evrenin ona hediyesini sevgiyle kabul eder böylece kendisini gerçekleştirir. Sen de hikayeni anlatmalısın, insana dair duygularını ve deneyimlerini paylaşmalısın ve seni rengarenk bütünleyecek güzel kalplerle buluşmalısın diye içimden mırıldandım kendime ve şimdi yazıyorum. Evimde çekilmeyi sevdiğim en güzel köşede…

Başlayan yeni mevsimde ne zamandır ertelediğim ama hep yapmak istediğim blog yazılarımı yazmaya başlıyorum. Peki ya siz? Siz yeni mevsimde neye merhaba demek istersiniz? Belki de bunu benimle paylaşmak istersiniz…

Yazıda maske yok, öptüm kucakladım sevgiyle 😉

 Psk. Dan. Burcu KÖSE

Bu blogdaki popüler yayınlar

  SİZE BİR SÜRPRİZİM VAR Herkese huzur dolu kocaman sevgilerimle sıcacık bir Merhaba… Bu yazıyı yazarken ne kadar sevinçli ve heyecanlı olduğumu tarif edemem. Bugün kendi hayatımda bir kez daha hayallerin nasıl gerçekleştiğine şahit oldum ve şimdi hazırsanız tek tek anlatıyorum. Yeterince iyi bir ben blog yazılarımı başlamak, benim için artık biriktirdiklerimi içimden geldiği gibi paylaşmak noktasında önemli bir dönüm noktası oldu. Ve tabi sadece bir blog yazısı gibi duran dışavurumlarım beni farklı noktalara taşıdı. Pandemiyle birlikte konuşulan her şeyin sonunda, hep ortaya çıkan psikolojik sağlamlık, öz şefkat ve farkındalık kavramları oluyordu. Kendimizi sımsıkı sarıp sarmalamanın, gittikçe artan değerini hissettikçe kalemim kağıtla buluştu ve mürekkebimden, yeterince iyi bir ben için insana iyi gelen sözler döküldü. Bu sözler akışın keyfiyle, özünde yaptığın yolculuğa rehberlik etmek için 21 adet karta dönüştü. Okudukça ruhuna değecek, eyleme geçmen için sana ihtiyacın ...
İLKOKUL 1. SINIFA BAŞLARKEN… Çocuklarımızın bazılarının anaokullarına gittiği, bazılarının evlerinde anne baba okullarını sürdürdüğü ama sonuçta ilkokula başlama yaşlarının geldiği bir dönemde sizlerle biraz okul olgunluğu ve okul seçimi süreciyle ilgili paylaşımda bulunmak istedim. 2022-2023 Eğitim öğretim yılında, Eylül 2016 öncesinde doğan çocuklarımız artık ilkokul sıralarına oturacaklar. Çocuklarımızın bazıları anaokulu rutinini sürdürürken bazıları pandemi dönemine özgü, ebeveynlerin haklı kaygılarıyla bu süreci evde tamamlıyorlar. Anne babalardan sık sık duyduğumuz üzere, anaokuluna devam etmeyen çocuk 1. Sınıfta zorlanır mı, RAM raporu mu alınmalı bir sonraki sene mi devam etmeli? Bu soruların cevabı çocuğa özgü farklılıklar gösterse de ben sizlerle genel bilgileri paylaşarak söze başlayayım. İlkokul 1. Sınıfa başlayacak olan ve en az 69 aylık olan öğrencilerden, beklenen performansı sergileyebilmesi için belli bir okul olgunluğu beklenir. Öncelikle yaşıtlarıyla ve büyükl...
                                        YARGILAMAK YERİNE ANLAMAK… Güneş sıcacık gösterdi yüzünü epeydir. Yaz mevsimine aşık olan ben her fırsatta buluşuyorum güneşin sarısı, denizin mavisi, doğanın yeşiliyle. Sadece kış, bahar değil geride kalan, maskeli mesafeli ve ağır öyküleriyle geçen kocaman iki sene… Çocuklarımıza sevgiyi, sıcacık duyguları, tebessümü anlatmamız gerekirken maskelerle mimiklerimizi kapattığımız, başkalarına yaklaşmanın ölümcül olabileceğini öğretmek zorunda kaldığımız çok uzun bir dönem. Kirlenmek güzeldir derken takıntılı bir biçimde el yıkamayı zorunlu kıldığımız çocuklarımız. Bu dönemin etkilerinin bilinmezlerini uzun yıllar göreceğimiz belli ama şimdi makul tedbirlerle bol bol gülümseyeceğimiz, özgürce nefes alacağımız sevdiklerimizle keyifle vakit geçireceğimiz yazın tadını çıkarma vakti… Bir taraftan yeni mevsimin insanlığa dair kabulü sevgiyi neşeyi say...